Uzaktan ÇaTışma

Klavyeden gelen tıkır tıkır sesleri bölen kapı zili onu kendine getirdi. Kim acaba diye düşünüp mesajlaşma ekranına dikkatle bakmaya devam etti. O sırada kapı zili tekrar çaldı. Aklı beklediği mesajda yavaşça kalktı, ağrıyan sırtını rahatlatmak için biraz kollarını gererek yürüdü ve kapıyı açtı. Kargo görevlisinin yere bıraktığı paketi aldı, kapıyı kapattı. Tam o sırada bilgisayardan mesaj sesi geldi: Dın…Hızlıca gidip baktı gelen daha önce görmediği bir emojiydi. Acaba ne anlama geliyordu? Bu arada 2 farklı kişiden mesajlar gelmeye başladı: Dın.. dın.. dın… Emojiyi internetten araştırırken, ekranda okunmamış mesaj sayısı artıyordu. “Umursamaz” anlamına geliyormuş bu emoji, okuyunca sinirlendi birdenbire. Aklından geçenler iyice canını sıktı, mesajlarına cevap alamayan iş arkadaşlarından biri telefonla arıyordu şimdi de… “Uff” dedi, “İnsana hiç rahat vermiyorlar ki...” Görmezden geldi, “Biraz daha beklesin” dedi içinden. Kendi kendine homurdanırken telefonu yeniden çalmaya başladı, arayan yöneticisiydi, bu kez görmezden gelemedi ve acil bir konuyla ilgili mesajlarına cevap vermediği için uzunca bir nutuk dinledi. Telefonu kapattı. “Kimse beni anlamıyor” diye düşündü. Yüzlercemiz gibi…

Birçoğumuz birbiriyle konuşmayan ve birbirini anlamadığını düşünen insanlara dönüştük. Uzaktan çalışmanın avantajı olan araçlarımızın kameralarını kapalı tutuyoruz, çünkü özel yaşama saygımız sonsuz. Bununla birlikte zaten maskelerin ardında kalan yüz ifadelerimizi görmüyoruz, sadece toplantılarda sesli, mesajlaşırken ise sözcükler ve emojilerden oluşan yeni bir iletişim şeklimiz var.

İletişimde göz göze teması, beden dilini, mimikleri çıkarıp sadece sözcükleri ve emojileri bıraktığımızda varsayımlarımız, inanç kalıplarımız harekete geçiyor. Diyalog kurmak yerine kafamızın içinde monolog halinde oluyoruz.

Çay kahve sohbetlerini, şöyle bir uğramayı artık yapamadığımız için tüm görüşmelerimiz planlı randevulara dönüşüyor. Spontane olamıyoruz.

Kendimize şöyle bir dışarıdan baktığımızda önündeki ekranla kavga eden insanlara dönüştük. Böylece uzaktan çalışma, uzaktan çatışma için geniş bir alan açtı.

Neye ihtiyacımız var?

Hatırlamaya….

· Ekranın ötesinde hepimiz kanlı, canlı insanlarız.

· Duygularımız, düşüncelerimiz var. Sözcükler ve emojiler bunları ifade etmekte yetersiz kalıyor.

· Empati yapabiliriz. Çünkü hepimiz anlaşılmak istiyoruz. Anlamaya çalışarak anlaşılmaya doğru bir adım atabiliriz.

Konuşmaya…

· Ses tonumuzla kendimizi daha iyi ifade ederiz.

· Sorular sorarak anlamaya çalışırız.

· Varsayımlarımızı teyid ederiz.

Görmeye…

· Anlaşıldığımızı karşımızdakinin gözlerinden anlarız.

Haydi biraz çabalayalım…

Deniz Uludağ

Restartlab is a cross-industry think tank organization that uses co-creation for solving real world business problems and redefining the “work” concept.

Restartlab is a cross-industry think tank organization that uses co-creation for solving real world business problems and redefining the “work” concept.